Ekonomi-PiyasalarSon Dakika Gelişmeleri

Ons altın on bin dolar hedefine yaklaşırken piyasalar ne bekliyor?

Ons altın etrafında büyüyen beklenti yalnızca bir fiyat hedefini değil güven, borç ve satın alma gücü tartışmasını da alevlendiriyor. Piyasalar kısa vadeli dalgalanma ile uzun vadeli yön arasında gidip gelirken okuyucu resmi parçalar halinde değil bütün olarak görecek. Bu yazı merakı beslerken acele kararın riskini de hatırlatıyor.

Ons altın için ortaya konan uzun vadeli senaryo yatırımcıların ufkunu 5 bin doların ötesine taşıyor. State Street Investment Management Altın Stratejisi Başkanı Aakash Doshi mevcut mali ortamda 10 bin dolarlık ons seviyesinin kaçınılmaz olduğunu ve asıl tartışmanın zamanlama olduğunu belirtiyor. Ağustos ayında yaklaşık yüzde 15 artan fiyat Ocak 1999 sonrası en güçlü aylık performansı verdi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) kamu borcunun 40 trilyon doları aşması ile Federal Rezerv (Fed) beklentilerindeki salınım talebi destekliyor. Bundan sonraki satırlarda borç ve güven ilişkisi, tahvil getirilerinin değişen anlamı, portföy tahsisindeki sınırlı kaymanın fiyat etkisi ve yakın dönem hedefleri ayrı ayrı işleniyor. Şimdi bu tablonun ilk katmanına, yani borç yükünün küresel güveni nasıl zorladığına yakından bakmak gerekiyor.

Kamu borç yükü güveni zedelerken sarı metal neden öne çıkıyor?

Küresel ölçekte kamu maliyesinin bozulması artık tek bir ülkenin iç meselesi gibi durmuyor. ABD federal borcu 40 trilyon dolar eşiğini geride bırakırken İngiltere, Avrupa ve Japonya da durgunluk dışında yüksek açık üretmeyi sürdürüyor. Bu tablo yatırımcının devlet kağıdını otomatik güvenli liman sayma refleksini zayıflatıyor. Aynı dönemde sarı metal alacaklısı olmayan kıt bir doğal kaynak olarak öne çıkıyor. Vade priminin şişmesi güven meselesini fiyatın merkezine yerleştiriyor. Mali harcamanın büyüme döneminde de şişmesi alışılmış döngüyü bozuyor.

Doshi değer kaybı ticaretinin öldüğünü düşünmediklerini yalnızca durakladığını ve yeniden canlandığını anlatıyor. Faizlerin yükselmesi ve doların güçlenmesi bu ticareti bir süre uykuya yatırmıştı. Fed’in piyasadaki şahin beklentiyi henüz teslim etmemesi, iş gücü verilerinin yumuşaması ve Hazine’nin uzun vadeli tahvil alımlarını genişletmesi dengeyi yeniden çevirdi. Bu ortamda ons altın 4 bin dolar civarındaki desteği koruyup 4 bin 600 ile 4 bin 700 dolar bandına döndü. Hareketin kalıcı yükseliş eğilimini bozmadığı görüşü güç kazandı. Güven aşınması büyüdükçe kıt varlığa yönelim artıyor.

Merkez bankalarının fiziki alımları ve Asya’daki hanehalkı talebi bu güven arayışını somutlaştırıyor. Çinli yatırımcıların düzeltme sırasında 4 bin dolar civarını tutması Batı’daki fon akışının henüz tam açılmadığı bir dönemde tabanı sağlamlaştırdı. Gelişmekte olan ülke merkez bankalarının ikinci çeyrekte agresif alıma devam etmesi resmi talebin siyasi dalgalanmadan kopuk işlediğini gösteriyor. Kuyumculuk ve madencilik tarafında ise fiyatın yükselmesi hem stok maliyetini hem de yeni üretim kararlarını etkiliyor. Türkiye’de tasarrufunu gram üzerinden tutan haneler için kur ve ons birlikte çalıştığı için küresel borç hikayesi yerel alım gücüne doğrudan yansıyor. Böylece kamu maliyesindeki çatlak yalnızca Wall Street masasında kalmıyor.

Yine de borç hikayesini tek yönlü bir yükseliş vaadi gibi okumak yanıltıcıdır çünkü resesyon aynı anda iki kapıyı birden açabilir. Durgunluk ons altın talebini desteklerken devlet tahviline de yeniden alıcı çekebilir. Bu ikinci kanal değer kaybı baskısının bir bölümünü geçici olarak hafifletebilir. Bu nedenle uzun vadeli yön açık görünse bile patika düz bir çizgi değildir. Yatırımcının alacağı en sade önlem tek bir senaryoya servet yığmamak ve nakit ihtiyacını fiyatın en parlak gününe kilitlememektir. Sektörde üretim planı yapanlar da aynı dalgalanmayı stok ve hedge disiplinine çevirmek zorundadır.

Tahvil getirileri yükselirken satın alma gücü nasıl korunur?

Tarihsel olarak yüksek tahvil getirisi getiri ödemeyen kıymetli maden için olumsuz sayılırdı çünkü fırsat maliyeti artardı. Bugün asıl soru getirinin neden yükseldiğidir. Büyüme hızlanıyor ve şirket kârı beklentisi iyileşiyorsa yükselen getiri gerçek bir rakip üretebilir. Getiri enflasyon, aşırı kamu borçlanması ve bozulan mali güvenilirliği telafi etmek için şişiyorsa tablo değişir. Bu ikinci halde yatırımcı kuponu değil satın alma gücünü korumayı öne alır.

Doshi’ye göre mevcut fiyatlama bu ikinci yorumun piyasada ağırlık kazandığına işaret ediyor. Uzun vadeli getiriler yüksek kalsa bile dirençli kalan fiyat bu ayrımı görünür kılıyor. Reel getiride sınırlı bir düşüş klasik rüzgarı üretir. Getirideki sert yükseliş kamu borcuna güven kaybını ve dolar zayıflamasını yansıtıyorsa aynı yükseliş talebi de besleyebilir. Böylece eski negatif korelasyon tek başına pusula olmaktan çıkar.

Bu noktada ons altın tutmanın gerekçesi değer kaybı, alım gücü riski ve borçların para basılarak karşılanması ihtimaliyle daha sıkı bağlanır. Varlığın arkasında bir alacaklı yoktur. Kıt bir doğal kaynaktır ve uzun bir tarihsel bellek taşır. Doshi mevcut evreyi bir güven oyunu olarak tarif eder. Güven aşındıkça kuponlu kağıdın vaadi tek başına yetmeyebilir.

Para politikası hâlâ taktik bir sürücüdür ancak daha büyük mesele egemen borcun sürdürülebilirliğidir. Resesyon dışında süren mali harcama tahvil sahibinin istediği primi şişirir. Prim şişerken döviz sepetinde doların zayıf kalması değerli metalin küresel para işlevini güçlendirir. Batı’daki borsa yatırım fonu girişlerinin yeniden hızlanması bu işlevin yalnızca fiziki piyasada kalmadığını gösterir.

Yakın vadede Fed’in dilindeki kayma, enflasyon verisi ve istihdam ayrıntısı fiyatı savurabilir. Bu savrulma yapısal hikayeyi iptal etmez fakat zamanlamayı uzatır ya da kısaltır. Kuyumculuk talebi fiyat yükselirken yavaşlayabilir, merkez bankası talebi ise aynı anda artabilir. Bu iki katmanın ters yönde çalışması günlük manşeti karmaşıklaştırır. Okuyucunun ayırması gereken şey taktik gürültü ile yapısal güven tartışmasıdır. Karıştıklarında hem erken coşku hem de erken vazgeçiş pahalıya mal olur.

Portföydeki sınırlı pay artışı fiyatı nereye taşıyabilir?

On bin dolarlık eşiğin çarpıcı yanı aşırı bir tahsis devrimine ihtiyaç duymamasıdır. Altın fonları küresel borsa yatırım fonu ve yatırım fonu varlıklarının hâlâ yüzde 1’inden azını oluşturuyor. Doshi stratejik payın yüzde 3’e çıkmasının mevcut dilimi kabaca üçe katlayacağını hesaplıyor. Bu kaymanın yaratacağı yatırım talebi tek başına ons altın fiyatını 10 bin dolar civarına itebilecek büyüklükte görüüyor. Radikal bir moda değişimi değil sınırlı bir yeniden dengeleme yeterlidir.

Payın düşük kalmasının nedeni uzun yıllar boyunca varlığın portsföyde sigorta gibi görülüp küçük tutulmasıdır. Hisse ve tahvilin birlikte salındığı dönemlerde bu sigortanın primi artar. Batı yatırımcısı son düzeltmede görece çekingenken Çinli alıcı ve resmi kurumlar boşluğu doldurdu. 4 bin 700 dolara dönüş sonrası Batı’nın bir sonraki teknik düzeltmede daha istekli olabileceği düşünülüyor. Böylece ons altın talebi tek bir coğrafyaya hapsolmaz.

Yine de yüzde 3’lük pay bir kehanet değil bir aritmetik örnektir. Akışın hızı faiz, kur ve risk iştahına bağlıdır. Fon endüstrisinde pay büyürken fiziki piyasa, vadeli kontrat ve kuyumculuk stoku aynı anda sıkışabilir. Sıkışma fiyatı öne çeker fakat spekülatif katmanı da şişirir. Bu yüzden kıymetli madeni yalnızca bir hedef rakam olarak değil dengeleyici bir pay olarak tutmak daha sağlıklı bir çerçeve sunar. Aşırı yoğunlaşma hem haneyi hem de sektördeki imalat zincirini kırılgan yapar.

Yakın dönem hedefleri uzun vadeli yönle nasıl birlikte okunur?

State Street’in baz senaryosu erken önümüzdeki kışa kadar 4 bin 750 ile 5 bin 500 dolar aralığını işaret ediyor. Bu bandın içinde 5 bin ile 5 bin 250 dolar makul bir durak olarak görülüyor. Fed’in daha güvercin bir patikaya kayması ya da yeni bir makro şok 5 bin doları son çeyreğe çekebilir. Ağustos’taki yüzde 15’lik sıçrama bu yakın hedefi yeniden masaya getirdi. Düzeltmenin 4 bin doları kırmaması uzun trendin bozulmadığı savını güçlendirdi. Yine de yakın hedef ile 10 bin dolarlık ufuk aynı takvim yaprağına yazılmaz.

Doshi yükselişin doğrusal olmayacağını ve mali baskılara piyasaların vereceği tepkiye bağlı kalacağını söylüyor. Yapısal zemin yıllardır duruyordu. Şimdi yapısal katman taktik rüzgarla birleşmiş durumda. Jeopolitik parçalanma, savunma harcamalarının artması ve açıkların büyümesi bu birleşmeyi besliyor. Resmi alımlar ile Batı fon girişinin aynı anda çalışması tempo kazandırır. Biri durursa diğeri tempo kaybını sınırlayabilir.

Yatırımcı için asıl fayda bir rakamı ezberlemek değil gerekçeyi ayırmaktır. Büyümeden gelen getiri artışı rekabet üretir. Güven erimesinden gelen getiri artışı talebi destekler. Bu ayrım yapılmadan atılan her adım tesadüfe bırakılmış demektir. Nakit ihtiyacı olanın vadeyi kısaltması, uzun ufku olanın payı kademeli artırması daha sakin bir yöntemdir. Sektörde ihracatçı kuyumcu kur ve ons ikilisini birlikte izlemek zorundadır. Madenci ise yüksek fiyatın yatırım iştahını şişirmesine karşı maliyet disiplinini elden bırakmamalıdır.

Ağustos performansı Ocak 1999’dan bu yana en güçlü aylık tabloyu ürettiği için psikoloji cömertleşir. Cömert psikoloji tarihsel olarak hem fırsat hem tuzak taşır. 4 bin 600 dolar civarındaki işlem seviyesi 10 bin dolarlık anlatının hemen yanı başında durmaz. Anlatı zamanlama iddiasıdır, takvim taahhüdü değildir. Bu yüzden ons altın tartışması hedefi büyütürken sabrı da büyütmek zorundadır. Aceleyle kaldırılan kaldıraç, doğrusal olmayan patikada en pahalı hatadır.

Çin perakendesinin yaz öncesi birikimi ve resmi alımların sürmesi tabanın yalnızca spekülatif olmadığını gösterir. Batı’daki fonların yeniden gelmesi ise fiyatın ikinci bir kademe daha tırmanması için yakıt bırakır. İki kanonun zamanı çakışırsa yakın dönem hedefi öne çekilir. Çakışmazsa konsolidasyon uzar. Uzayan konsolidasyon uzun vadeli tezi çürütmez. Sarı metalin para tarihi buradaki sabrı besleyen asıl malzemedir.

Son tahlilde 10 bin dolar bir slogan değil bir tahsis ve güven denklemidir. Denklemde borç stoku, doların seyri, getiri priminin gerekçesi ve küresel payın yüzde 1’den yüzde 3’e yürüyüp yürümeyeceği vardır. Yürüyüş tamamlanırsa fiyatın sıçrama kapasitesi büyür. Yürüyüş yarım kalırsa hedef ufukta durur fakat zemin yine de eski düşük pay rejimine dönmeyebilir. Bu belirsizlik içinde en kullanışlı duruş, coşkuyu veriye ve risk bütçesine bağlamaktır. Böylece hem yakın bandın hem de uzak eşiğin konuşulduğu bir piyasada okuyucu savrulmadan yolunu çizebilir.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizin devamlılığı için lütfen reklam engelleyicinizi kapatın